- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Kurtuluşun Yolu, Müslümanların Vahdetidir
Haber:
Bazı medya kuruluşları, Afganistan'daki İran heyetinin bazı Pakistanlı yöneticilerle birlikte namaz kıldıkları bir fotoğraf ortaya çıkardı ve bunu, İslam birliğinin ve gücünün işte böyle olduğu ve talep edilenin de bu olduğu şeklinde yorumladılar.
Yorum:
Şüphesiz ki Müslümanların tüm mezhepleri arasında namazın cemaatle kılınması sahnesi övgüye değer ve talep edilen bir durumdur;bu ise şaşırtıcı ya da olağanüstü olmaması gereken bir asıl olup Hanif şeriatın teşvik ettiği ve arzu ettiği bir husustur; ancak İslam sadece görünüşe önem vermez, aksine gerçek fiile ve kastedilene odaklanılmasını talep eder.
Kastedilen ise namazın, dini ikame etmek ve onu tek bir Halife'nin arkasında hayatın her alanında uygulamak anlamına gelmesidir; zira bu anlam, birçok sahih hadiste geçmektedir; dolayısıyla namazı ikame ettiği (dini ikame ettiği) sürece Müslüman yöneticiye karşı çıkmak caiz değildir. خِيَارُ أَئِمَّتِكُمُ الَّذِينَ تُحِبُّونَهُمْ وَيُحِبُّونَكُمْ وَتُصَلُّونَ عَلَيْهِمْ وَيُصَلُّونَ عَلَيْكُمْ وَشِرَارُ أَئِمَّتِكُمُ الَّذِينَ تُبْغِضُونَهُمْ وَيُبْغِضُونَكُمْ وَتَلْعَنُونَهُمْ وَيَلْعَنُونَكُمْ قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلَا نُنَابِذُهُمْ؟ قَالَ: لَا مَا أَقَامُوا فِيكُمُ الصَّلَاةَ. أَلَا مَنْ وَلِيَ عَلَيْهِ وَالٍ فَرَآهُ يَأْتِي شَيْئاً مِنْ مَعْصِيَةِ اللَّهِ فَلْيَكْرَهْ مَا يَأْتِي مِنْ مَعْصِيَةِ اللَّهِ وَلَا يَنْزِعَنَّ يَداً مِنْ طَاعَةٍ “Yöneticilerinizin en hayırlıları sizin onları sevdiğiniz ve onların da sizi sevdiği, onlara dua ettiğiniz onların da size dua ettiği kimselerdir. Yöneticilerinizin en kötüleri de sizin onlara kızdığınız onların da size kızdığı kimselerdir.” Dedik ki: Ya Rasulullah onlara karşı çıkmayalım mı?’ Dedi ki: “Aranızda namazı ikame ettiği sürece ona karşı çıkmayın. Dikkat edin! Kime bir vali (yönetici) tayin edilir de o valinin Allah'a isyan sayılan bir şey (günah) işlediğini görürse, yaptığı o isyanı kerih görsün (kalben buğzetsin /hoş görmesin), fakat itaatten de elini çekmesin.” Burada namazın ikame edilmesi, cüzi olanı dile getirip küllü isteme babındandır; yani İslam ile hükmetmek ve İslam’ın tamamının onların üzerine tatbik edilmesi babındandır; dolayısıyla başka değil, sadece açık bir küfür ortaya çıktığında karşı çıkmak ve kılıçla savaşmak caizdir; bu da Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeye geri dönülmesi içindir.
Bu nedenle diyoruz ki: Pakistan yöneticileri ile İran yöneticilerinin birlikte namaz kıldıklarına dair tanık olduğumuz bu görüntü, İslam’ın, hükümlerinin uygulanması konusunda talep ettiklerinin gerçek içeriğinden yoksun bir görüntü olarak kalacaktır; tabii eğer bu yöneticiler, en azından aşağıda talep edilen adımları derhal atmazlarsa:
- İran ile Pakistan arasında İslam temelinde gerçek bir vahdetin ilan edilmesi.
- Amerika ile suçlu ve gaspçı Yahudi varlığının vahşi savaşına maruz kalan tüm İslam beldesini savunmak için Amerika ve Yahudi varlığının karşısında durmak.
- Mısır, Ürdün, Suriye, Türkiye, Irak, Arap Yarımadası ve Yemen’deki kardeşlerimizin harekete geçirilmesinin ardından ümmetin bu mesele üzerinde, gerçek bir mesele olarak birleştirilmesi; bu ise bu ülkelerde Allah Subhanehu'dan daha çok Amerika ve Yahudi varlığından korkan yöneticilerin varlığıyla mümkün olmayacaktır!
- Ümmetin birliğini, gücünü ve onun düşmanlarının karşısında durmasını engelleyen, hatta bu gaspçı varlığın ve Amerika’nın çıkarlarının bekçisi olan yöneticilerini devirmek için ümmete yönelmek.
Cemaatle kılınan gerçek namaz, Müslümanları her konuda bir araya getiren ve onları ayırmayan namazdır; yani ümmet için en önemli, en vacip ve en çok acil olan şey, onu tek bir siyasi varlık altında birleştirmek, onu daha önceki izzetine kavuşturmak, ona göz dikenlerin ellerini kesmek, düşmanlarına asla unutamayacakları bir ders vermek ve mübarek Filistin’i ve çevresindeki tüm işgal altındaki toprakları kurtarmaktır.Ancak o zaman resimdeki cemaat namazından, ümmetin gerçek vahdeti, siyasi varlığının birliği ve İslam'ın hükümlerinin hayatın her alanında uygulanması gibi talep edilen şerî anlamdan bahsedebiliriz;işte şer'an talep edilen bu olduğu gibi ümmetin özlemle beklediği ve arzuladığı şey de budur.O halde önce Allah’a ve Rasulü'ne, sonra da ümmetin kurtuluş, iktidar ve izzet talebi ve arzusuna icabet edin. Peki kim icabet edecek?!
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Muhammed Cabir - Lübnan



