- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Ümmetin Paralarının, Ona Karşı Komplo Kurmak İçin Çarçur Edildiği Görüşmeler!
Haber:
Dışişleri Bakanı Dr. Bedir Abdulati, bugün Kahire’deki Dışişleri Bakanlığı binasında, Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad eş-Şeybani ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi; bu, Suriyeli bir yetkilinin bu düzeyde Mısır’ın başkentine yaptığı ilk resmi ziyaret olmuştur. Görüşmelerde, çeşitli alanlarda ikili ilişkilerin güçlendirilmesinin yolları ele alınmış, Suriye’deki istikrarı destekleme ve yeniden inşa çabalarına yardımcı olma mekanizmaları görüşülmüş; bununla birlikte Suriye’nin kurumlarının, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemi vurgulanmış ve ülkenin iç işlerine yönelik her türlü dış müdahale reddedilmiştir; ayrıca ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meseleler konusunda yakın koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi konusunda da mutabık kalınmıştır. (SANA Haber Ajansı)
Yorum:
İnsan, Müslümanların başındaki yöneticilerin görüşmelerinin ardındaki dürtüler konusunda adeta şaşkına dönüyor; zira bu görüşmeler, ümmetin gerçek meselelerinden çok ama çok uzaktır; dahası sadece ümmetin parasının çarçur edildiği törenler, geziler ve ziyaretlerden ibaret olan ve tadı ve kokusu olmayan marjinal konulara odaklanmaktadır; tabi bu görüşmeler, bu yöneticilerin halklarının önünde açıklamaya cesaret edemedikleri bir komplo değilse.
Bu görüşmeler, savaşlar ve çatışmalar, jeopolitikte değişim ve ümmetin farklı ülkelerinde hedef alınması gibi bölgenin zorlu bir dönemden geçtiği bir zamanda gerçekleşmektedir. Ama bu konular hakkında hiç konuşulmadığı gibi bu konudaki görüşmelerin sonuçları da hiç zikredilmemiştir; ancak bu görüşmeler, onların şu sözleri gibi, medyanın basmakalıp bir girizgâhından ibarettir: “…Ayrıca ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meseleler konusunda yakın koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi konusunda da mutabık kalınmıştır!”
Mısır politikasındaki, açık düşmanlıktan ya da temkinli bekleyişten kurumsal kucaklamaya doğru yaşanan dönüşüm, uluslararası sistemin, ajanlık, karşıt devrim ve korku duvarını yeniden inşa etme konusunda uzun bir deneyime sahip olan bölgesel vekil bulma arzusunu yansıtmaktadır. Bu alanda, ruhunu dar çıkarların eşiklerinde bırakmayı seçen yeni iktidarın trajedisi öne çıkmaktadır; zira fedakârlıkların rahminden doğan iktidar, zamanla değerler açısından hareketsiz bir siyasi bedene dönüşmüş olup, egemenlikten vazgeçmeyi ve tıpkı kesildikten sonra derisinin yüzülmesi kendisine zarar vermeyen bir koyun gibi derisinin yüzülmesini tam bir soğukkanlılıkla kabul etmiştir. Nitekim ayakları çarpık bir koltukta kalmak karşılığında ilk akidevi çıkış noktalarından (Bu Allah içindir, Bu Allah içindir) tavizler verince, ruh bedenden ayrılmış; böylece mevcut Suriye rejimi, direnişin acısını göstermeksizin, finansörlerin ve egemenlerin arzularına göre şekillendirilen siyasi bir bedene dönüşmüştür.
Ancak buna karşılık, bedelini kanıyla ve onuruyla ödeyen ve devrimin ruhu hâlâ damarlarında dolaşan canlı bir halk desteği devam etmektedir. Kahire ve Şam’daki siyaset mimarları için en büyük meydan okumayı temsil eden bu halktır; bu yüzden bu canlı halkın doğrudan derisinin yüzülmesi yeni bir çığlık ve patlamaya yol açacağından dolayı, siyasi uyuşturucuya başvurmak kaçınılmaz olmuştur. Bu uyuşturma, insanları, uluslararası düzenin şartlarına boyun eğmenin siyasi zeka ve bölgesel devletlere bağımlı olmanın ise stratejik işbirliği olduğuna inandırmayı hedeflemektedir; oysa gerçek şu ki bu dozlar, devrimin üyelerini çalmayı ve devrimcilerin nefislerinden hâlâ canlı olan sabitelerini parçalamayı hedeflemektedir. Zira onlar, derinin yüzülmesi işlemi tamamlanmadan hastanın uyanmasından korkuyorlar, bu yüzden Nübüvvet Minhacını hatırlatan ya da Raşidi Hilafeti talep eden her sesi boğmak için bu üşüşmeleri görmekteyiz; zira çıkış noktaları, onların yapay sınırlarını ve iğrenç bağımlılıklarını tanımayan yeni bir şafağın doğmasından korkan sömürgeci dünya düzeni varlığını, özellikle de Amerika ve onun ajanlarını sarsmıştır.
Resmi olarak formüle edilen bu haber, kapalı kapılar ardında yürütülen sistemli evcilleştirme sürecinin buzlu yüzüdür; çünkü istikrarı destekleme ve devlet kurumlarını koruma söylemlerinin ardında, Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet arzusunu, siyasi çıkarların enkazı altında gömme çabası yatmaktadır. Açıklamada bahsedilen dış müdahaleyi reddetmek ise, bağımlılığı dayatma ve Suriye’deki yeni liderliği, ihanet sanatları ve ümmetin iradesini baypas etme konusunda eğitmek üzere ajan uzmanlar gönderme bağlamında, bayat bir şakadan başka bir şey değildir.
Şam Devrimi, başlangıç noktalarında o kadar netti ki tüm dünyayı dehşete düşürmüştü; bu görüşmeler ise, ümmetin pusulasını, sürekli uyuşturma girişimlerine rağmen ümmetin vicdanında hâlâ sakladığı asıl hedefinden saptırmaya yönelik umutsuz bir girişimden başka bir şey değildir. Acı çeken ve direnen canlı devrim ile, derisinin yüzülmesini kabullenmiş ölü iktidar arasındaki fark, ümmetin tarihinde belirleyici unsur olmaya devam edecek ve Obama’nın saçlarını ağartmış olan hak, Kahire’deki ya da Şam’daki uyuşturucu uzmanları tarafından kesinlikle yok edilemeyecektir; çünkü Allah için çıkmış olan bir ruh, bir bildirinin imzalanması ya da bir ajanın tokalaşmasıyla elinden alınamaz!!
أَفَمَن يَمْشِي مُكِبّاً عَلَى وَجْهِهِ أَهْدَى أَمَّن يَمْشِي سَوِيّاً عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ “Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?” [Mülk 22]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Fazıl – Mısır



