- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Etkili Bir Yöntem Olmadan, Rohingya Krizi Devam Edecektir
Haber:
Myanmar açıklarında, büyük çoğunluğunu Rohingyalı (Arakanlı) mültecilerin oluşturduğu iki teknenin batması sonucu 500'den fazla kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğinden endişe ediliyor. Uluslararası Göç Örgütü ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre, iki tekne Haziran ayının sonlarında Arakan eyaletinden ayrılmış olup bunlardan birinde yaklaşık 250 yolcu, diğerinde ise en az 280 kişi bulunuyordu. Muson mevsimi sırasında yaşanan şiddetli hava koşullarının bu trajedinin başlıca nedeni olduğu düşünülüyor.
Bu felaket, Rohingyalıların acısını çektiği süregelen insani krize ışık tutmaktadır; zira yüzbinlerce Rohingyalı, evlerine güvenli bir şekilde dönme umudu olmadan Bangladeş’teki aşırı kalabalık mülteci kamplarında yaşamaya devam etmektedir. Birleşmiş Milletler, arama ve kurtarma operasyonlarının güçlendirilmesi, sığınmacılara daha iyi koruma sağlanması ve göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti ağlarıyla mücadeleye yönelik uluslararası çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu. 2025 yılı, güvenlik arayışıyla hayatlarını tehlikeye atarak tehlikeli deniz yolculuklarına çıkan Rohingyalılar için en kanlı bir yıl olarak kabul edilmektedir. (El Cezire)
Yorum:
Andaman Denizi’nde Rohingya mültecilerini taşıyan yeni bir teknenin battığına dair son haberler, bu krizin henüz sona ermediğini acı bir şekilde hatırlatmaktadır. Zulümden kaçan aileler, bir kez daha güvenlik arayışıyla tehlikeli deniz yolculuklarına çıkmak zorunda kaldılar; ancak bu yolculuklarında da ölüm, kayıp ya da uzun süren acılarla karşı karşıya kalmışlardır.
Bu son trajedi münferit bir olay değildir; aksine aralıksız devam eden felaketler zincirinin yeni bir halkasıdır. Zira yıllar boyunca, yüzlerce, hatta binlerce kişi zulümden kaçmaya çalıştıkları sırada hayatlarını kaybederken, diğer milyonlarca kişi ise hala aşırı kalabalık mülteci kamplarında yaşıyorlar ve güvenli bir gelecek için gerçek bir umuttan mahrum kalıyorlar. Yani dünya, aynı insani felaketin defalarca tekrarlanmasına tanık olmaktadır.
Bu trajedinin temel nedeni hâlâ değişmemiştir; bu neden ise Myanmar ordusu tarafından yürütülen sistematik zulüm, toplu katliamlar ve zorla yerinden edilmelerin yanı sıra aşırılıkçı Budist grupların Rohingya Müslümanlarına karşı işlediği şiddet eylemleridir. Bu şartlar devam ettiği sürece, umudunu yitiren insanlar kurtuluş arayışı için denizde hayatlarını tehlikeye atmaya devam edeceklerdir.
Daha çok endişe verici olan ise, Müslüman ülkelerinden ciddi ve koordineli bir tepkinin gelmemesidir. Ancak endişe dolu açıklamalar ve tekrarlanan kınamalar, gerçeklikte somut bir değişim meydana getirmekten aciz kalmaya devam edecektir. Bu boyuttaki bir kriz, daha güçlü bir siyasi harekete ihtiyaç duymaktadır; bu da sürekli diplomatik baskı uygulanmasını, gerektiğinde yaptırımların veya diplomatik önlemlerin koordinasyonunu, insani yardım taahhütlerinin artırılmasını ve mazlum sivilleri korumak ve bu ihlallerden sorumlu olanları muhasebe etmek için ortak bir stratejinin geliştirilmesini içermektedir. Bu yüzden etkili ve hedefli ortak kolektif bir çalışma olmadan, Rohingyalılar, kendi ülkelerindeki zulüm ile açık denizdeki ölüm arasında sıkışıp kalmaya devam edeceklerdir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Asvar



