- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanların Gücünün Ya Da Yardımlaşmalarının Bazı Tezahürleri Bile Yahudi Varlığını Endişelendiriyor
Peki Ya Birleşip Ordularını Harekete Geçirirlerse Nasıl Olur Acaba?
Haber:
Yahudi varlığının güvenlik ve medya kurumları, Mısır Savunma Bakanı Korgeneral Eşref Salim Zahir’in Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin boyutlarını analiz eden İbranice bir istihbarat raporunun da ortaya koyduğu üzere, tam bir teyakkuz ve derin bir endişe hâli yaşamaktadır. Zira Yahudi varlığı, Kahire ile Ankara arasında imzalanan niyet mektuplarının ve güvenlik anlaşmalarının sadece ilişkilerin iyileştirilmesi olarak değil, aksine diplomasiden operasyonel ve endüstriyel entegrasyona fiili bir geçişi temsil eden stratejik bir kâbus ve bunun da Yahudi varlığının çıkarları pahasına Orta Doğu ve Akdeniz Havzası’ndaki nüfuz haritasının yeniden çizilmesi olarak kabul etmektedir. (Telegraph Mısır)
Yorum:
Yahudi varlığının, Müslümanların en ufak bir güç gösterisinden ya da aralarındaki iş birliğinin belirtilerinden endişe duyması gayet doğaldır; zira Yahudi varlığı, bölgede geçici bir varlık olduğunu ve köklerinin onu koruyup bekasını sürdürmeye yetmeyeceğini bilmektedir. Ayrıca mübarek Filistin topraklarında kurulduğundan beri bekasının, çevresindeki rejimlerin zayıflığına ya da onların kendisiyle kurdukları komplolara bağlı olduğunu da bilmektedir; zira Yahudi varlığı, İslam ümmetine ya da bölge halklarına bile karşı koymaya güç yetiremeyecek kadar zayıftır.
Peki ya bu adımlar, Müslümanları birleştirmek ya da ülkelerini güçlendirmek yönünde ciddi ve gerçek adımlara dönüşürse nasıl olurdu acaba? Hiç şüphesiz bu, Yahudi varlığı için korkutucu olacaktır.
Müslümanların vahdeti, Allah’ın emrettiği farz olan bir husustur; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, sakın ayrılıp bölünmeyin.” [Al-i İmran 103] Allahu Teala'nın şu kavlinden dolayı düşmanı korkutmak için hazırlık yapmak da vaciptir: وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدْوَّ اللّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لاَ تَعْلَمُونَهُمُ اللّهُ يَعْلَمُهُمْ “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz.” [Enfal 60] Allah’ın hükmünü ikame etmek ve mübarek Filistin topraklarını kurtarmak için çalışmak da ecrine sadece niyetinde muhlis ve ameli azim olan Allah için olanların nail olabileceği azim bir farzdır; bu ise başta Mısır Kinane ordusu olmak üzere ümmetin orduları içindeki muhlislerin sorumluluğudur.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Mahmud El-Leysî - Mısır



