Salı, 12 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/08/25
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Müslümanları Bir Araya Getirecek Olan Sözde Arap Çerçevesi Değil, Raşidi Hilafetin Gölgesindeki İslami Akide Bağıdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Müslümanları Bir Araya Getirecek Olan

Sözde Arap Çerçevesi Değil, Raşidi Hilafetin Gölgesindeki İslami Akide Bağıdır

Haber:

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, ülkesinin Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkileri hakkında yaptığı açıklamada, bu ilişkilerin ebedi ve tarihi nitelikte olduğunu vurguladı; bu ilişkilerin sadece ortak çıkarlara odaklanmadığını, aynı zamanda ortak kadere ve halkları birbirine bağlayan bağlara dayandığını belirtti. Ayrıca Arap çerçevesinin bölgedeki tüm ülkeleri kapsayan birleştirici bir unsur olmaya devam ettiğini belirterek, ortak Arap çalışmalarının hayata geçirilmesinin son derece önemli olduğunu ve üye ülkelerin çıkarlarını gerçekleştirdiğini vurguladı. (Rusya El Yevm Kanalı, 21/08/2026)

Yorum:

Mısır Dışişleri Bakanı, İslami halkları birbirine bağlayan bağın İslam akidesi bağı olduğunu ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurmak için azami güç ve hızla çalışılması gerektiğini bilmiyor mu ki bu, sadece varlığıyla ümmeti bir araya getiren, kan dökülmesini önleyen, namusları koruyan, onun malını muhafaza eden ve hem ümmetin hem de İslam'ın galip gelmesini sağlayan birleştirici ve engelleyici bir varlıktır?! Ayrıca bunun imkânsız bir şey olmadığını bilmiyor mu?

"2026 Yılında Arap Dünyasında Gücün Anahtarlarını Elinde Tutan Kim?" başlığı altında; Global Firepower ve Military Watch'un sınıflandırmasına göre, derin dönüşümlere sahne olan bölgesel askeri tabloyu gözler önüne seren kapsamlı bir yanıt sunulmuştur; buna göre güç, artık sadece asker ve tank sayısıyla değil; aksine orduların ileri teknolojiyi entegre etme, akıllı ittifaklar kurma ve bütçeleri etkili caydırıcılık araçlarına dönüştürme kapasitesiyle ölçülmektedir.

Ancak bu alana derinlemesine girmeyeceğiz; aksine Arap dünyasında ve dünya çapında ilk on sırada yer alan Arap ülkelerinin ordularının gerçekliğine hızlıca bir göz atmak yeterli olacaktır; her ülkenin sahip olduğu tank, roketatar, askeri uçak ve deniz araçları gibi detaylara girmeden, sadece orduların sayılarına ve benzerine bakacağız...

Ürdün, yaklaşık 250 bin asker sayısıyla Arap ülkeleri arasında 10. sırada, dünya genelinde ise 75. sırada yer almaktadır.

Katar, 36 bin asker sayısıyla Arap ülkeleri arasında yedinci, dünya sıralamasında ise 72. sırada yer almaktadır.

Fas, 700 bin asker sayısıyla Arap ülkeleri arasında altıncı, dünya sıralamasında ise 37. sırada yer almaktadır.

BAE, 207 bin asker sayısıyla Arap ülkeleri arasında beşinci, dünya genelinde ise 35. sırada yer almaktadır.

Cezayir, 610 bin asker sayısıyla Arap dünyasında üçüncü, dünya sıralamasında ise 17. sırada yer almaktadır.

Suudi Arabistan, 397 bin asker sayısıyla Arap dünyasında ikinci, dünya genelinde ise 15. sırada yer almaktadır.

Mısır ise yaklaşık 1 milyon 218 bin asker sayısıyla Arap ülkeleri arasında birinci, dünya genelinde ise on birinci sırada yer almaktadır.

Ordularda bu kadar muazzam sayıda asker varken, Müslüman ülkelerin ya kafirler tarafından işgal edilmiş olduğunu ya da yöneticilerinin bu ülkeleri düşmanlara kolay bir av olarak sunduklarını görmemiz akıl işi midir?! Sadece bu da değil; bu orduların masrafları, insanları düşmanlardan koruduğu ve savunduğu bahanesiyle onların cebinden karşılanmaktadır; ancak insanlar, yöneticilerinden sadece ihanet ve hileler görmüştür; gerçek dışı nedenlere sığınan -yöneticilerin ihaneti- yüzünden ülke ve halkı, kâfir Batı’ya bağımlı kalmaya devam etmektedir.

Müslüman halklar, ancak kâfirlerin egemenliğinden kurtulup Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin kucağına geri döndükten sonra huzur ve onurlu bir yaşam bulabileceklerdir; işte zaman fetihler başlayacak, İslam Devleti genişleyecek ve Batı halkları birbiri ardına gönüllü olarak İslam’a girecek; böylece de adalet dünyanın dört bir yanına yayılacak ve Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müjdesine göre, İslam'ın girmediği tek bir ev ve tek bir köşe kalmayacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Raziye Abdullah

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER