- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Müslümanların Ortak Savunma Anlaşmalarına Değil, Nübüvvet Minhacı Üzere Tek Bir Devlete İhtiyacı Vardır
Haber:
Kuveyt ve Pakistan Perşembe günü, koordinasyonu güçlendirmek, deneyim alışverişinde bulunmak ve iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki hazırlık düzeyini ve entegrasyonu artırmak amacıyla bir savunma ve ortak askeri işbirliği anlaşması imzaladı. Kuveyt Ordusu yaptığı açıklamada, anlaşmanın Savunma Bakanı Şeyh Abdullah Ali Abdullah Al-Salem Al-Sabah’ın Pakistan’a yaptığı resmi ziyaret sırasında imzalandığını ve Bakan’ın başkent İslamabad’da mevkidaşı Havace Muhammed Asif ile bir araya geldiğini söyledi. İki bakan, iki ülke arasındaki ilişkileri, askeri ve savunma alanındaki iş birliğini geliştirme imkânlarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve ortak ilgi alanı teşkil eden konuları ele aldılar… (Anadolu Ajansı, 27/8/2026)
Yorum:
Bu anlaşma, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Krallığı arasında Mekke Anlaşması’nın imzalanmasından birkaç hafta sonra geldi; bu anlaşmanın gerçek hedefi, ABD’nin bölgedeki projelerine hizmet etmek ve Trump’ın yaklaşan seçimlerdeki çıkmazı da dahil olmak üzere onu içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarmaktır. Nitekim Hizb-ut Tahrir'in Emiri Celil Alim Ata bin Halil Ebu Raşta ’nın H, 5 Rabi’ül Eevvel 1448 M. 18/8/2026 tarihinde “Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan Üçlü İttifakı” başlıklı yayınladığı soru-cevapta şöyle geçmiştir: “Amerika, ABD yanlısı bu üç ülkenin bölgede, özellikle de İran’a ve bölgenin Müslüman halklarına karşı belirli bir rol üstlenmesini istemektedir... İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Amerikalı mevkidaşı Trump arasında 18 Haziran 2026 tarihinde video konferans yoluyla çevrim içi olarak bir mutabakat zaptı imzalandığı duyurulmuş olsa da Amerika henüz istediğini elde edememiş ve müzakereler çıkmaza girmiştir... Bu nedenle ABD, bölgedeki bu büyük devletleri İran üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmak istemektedir! Dolayısıyla İran’ı, Amerika ile müttefik olan komşu devletlerle kuşatmaktadır. Böylece İran’ın yumuşayacağını, şartlarını kabul edeceğini ve böylelikle yaklaşan ara seçimlerde partisinin başarısızlığa uğramasını engelleyeceğini düşünmektedir.”
Şimdi ise Amerika, Devrim Muhafızları’na diz çöktürmekte başarısız olduktan sonra, rejimlerin son dönemde imzaladığı ortak savunma anlaşmaları ve bunların yararı konusundaki sorular yeniden gündeme gelmiştir. Peki bu durum ona ya da ülke halkına gerçek bir güvenlik sağlıyor mu? Nitekim olaylar, Amerika'nın ona hiçbir güvenlik sağlamadığını; aksine askeri varlığının başlı başına bir güvenlik tehdidi oluşturarak onu insani ve ekonomik kayıplara maruz bıraktığını kanıtlamıştır.
Allahu Teala şöyle buyurmuştur: قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمِينَ “De ki: Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.” [Neml 69]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nizar Cemal



