- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haberlere Bakış
20/09/2026
* Tataristan'da seçmen katılımı %23,5'tir. Tataristan'da, Moskova saati ile saat 15.00 itibarıyla toplam seçmen sayısının %23,5'i oy kullandı. Bu, Eyalet Otomatik Sistemi "Seçimler" verilerinden kaynaklanmaktadır.
Hatırlayın ki, 18-20 Eylül tarihlerinde cumhuriyette Rusya Federasyonu Devlet Duması'nın dokuzuncu meclis temsilci seçimleri yapılmaktadır. Aynı zamanda, Vysokogorsky (Vysoka Gorsky) tek mandallı (tek üyeli) 50 numaralı seçim bölgesinde yedinci mezhebat meclisi milletvekili ara seçimleri ve ek belediye seçimleri yapılmaktadır.
Cumhuriyet genelinde oy verme merkezleri 8:00-20:00 saatleri arasında açıktır. (www.tatar-inform.ru, 18 Eylül 2026).
Müslüman Tataristan halkı, her ne kadar komünist Rus rejiminin ajanları tarafından yönetilmiş olsa da, İslam’a olan bağlılıklarından asla vazgeçmemişler, hatta giderek daha çok İslam’a yönelir bir hale gelmişlerdir. Zira Tataristan Müslümanları, komünist dönemde Kazan, Sibir ve Astrahan’ın her birinde katliamlara uğradıkları halde bile asla İslamlarından vazgeçmemişlerdir.
Tataristan Müslümanlarına yönelik zulüm komünist dönemle sınırlı kalmamış, aksine başlarındaki Rus ajanı hain yöneticiler, Rusya’nın talimatlarıyla Müslümanlara zulmetmeye devam etmişlerdir. Örneğin 18 Eylül 2024 tarihli Eurasia daily haber ajansı şu haberi vermişti: Rusya Federal Güvenlik Servisi Halkla İlişkiler Merkezi'ne göre “Uluslararası bir terör örgütünün kadın hücresi Tataristan’da faaliyet gösteriyor ve Rus bireyleri kendi saflarına katıyor.” Yani Tataristan'ın özel güvenlik birimleri, Kremlin’deki efendilerinin emriyle Volga bölgesindeki Müslümanlara zulmetmiş ve Kazan’da dört iffetli Müslüman kadını tutuklamıştı. Yine aynı yılın Mayıs ayında, inançlarından vazgeçmediği ve cezaevinde İslam’a davet ettiği için 2019 yılında 23 yıl hapis cezasına çarptırılan kardeş Rayis Mavlayotov’un cezasına ek bir süre daha eklenmiş ve genel olarak beş yıl hapis yatmış olan Rayis Mavlayotov 27 yıl yeni bir hapis cezasına çarptırılmıştı.
Ayrıca 19 Haziran 2026’da Radio Liberty, Putin ile Tataristan Cumhurbaşkanı arasındaki bir görüşmeden bir alıntı yayınlamış ve alıntıda şöyle geçmişti: Rüstem Minnihanov’un açıklamasına göre, “Tataristan’dan yaklaşık 54.500 kişi, ya sözleşmeli asker olarak ya da genel seferberlik yoluyla Ukrayna’ya karşı savaşta görevlendirildi.” Tataristan, Ukrayna’ya karşı savaşta teyit edilen ölü sayısı bakımından Başkurdistan’ın ardından ikinci sırada yer alıyor. Yine Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov, Kazan’da Vladimir Putin ile yaptığı görüşme sırasında, 56.000’den fazla kişinin Ukrayna’ya karşı savaşmak üzere ülkeden ayrıldıklarını açıkladığı gibi özel askeri operasyonu desteklemek için 91 milyar Rubleden fazla bir tutarın ayrıldığını da eklemişti. Tataristan Müslümanları bu gelişmelere kayıtsız kalmadıklarını yapılan seçimlere yansıtmışlardır. Örneğin 11-13 Eylül 2020 tarihleri arasında Tataristan’da, Cumhurbaşkanı ve belediye temsilcileri seçimleri yapılmış ve resmi istatistiklere göre, Moskova’nın mevcut sömürgeci yöneticisi Rüstam Minnihanov, oy sayısında ezici bir çoğunluk, yani %79’luk katılımın sağlandığı oyların % 83,28’ini almıştı. Yani 2020 yılında katılım resmi verilere göre %79 iken, bu yıl cumhuriyette yapılan Rusya Federasyonu Devlet Duması'nın dokuzuncu meclis temsilci seçimlerinde ise, Moskova saati ile saat 15.00 itibarıyla toplam seçmen sayısının %23,5'i oy kullanmıştır. Bu da Tataristan Müslümanlarının, hem yönetime hem de Rusya Federasyonu’na vermiş olduğu sert bir yanıt niteliğindedir.
Başta Tataristan Müslümanları olmak üzere tüm Müslümanlara diyoruz ki: Bu kafirler bizi değerlerimize ve dinimize ihanet etmeye zorlamak yoluyla ümmetimizi yok etmeye çalışıyorlar. Bu yüzden bizim, yaratıcımız Allah Azze ve Celle’nin emirlerine icabet etmemiz gerekmektedir. Aynı zamanda bizler, her türlü zorluklara rağmen Rablerine sadık kalan muhlisler olmalıyız. Dolayısıyla bizim vacibimiz, sömürgeci kâfirlerin ve ajanlarının davranışlarına bakmaksızın İslami hayatı yeniden başlatma davetimize devam etmemizdir.
* Türkmenistan'ın ekonomik başarılarının sergisi, bağımsızlığın 35. yıldönümünde Aşkabat'ta açılmıştır. Bugün, yani 17 Eylül'de, Türkmenistan Ticaret ve Sanayi Odası'nda Bağımsızlığın 35. yıldönümüne adanmış ülkenin ekonomik başarılarını sergileyen bir sergi açıldı. Etkinliğe Meclis Başkanı, Hükümet üyeleri, bakanlıklar, ajanslar ve kolluk organları başkanları, diplomatik birlik ve medya temsilcileri katıldı.
Sergi, bağımsızlık yıllarında ülkenin gelişim sonuçlarını sunmaktadır. Sergi mekanı, ülkenin tüm önemli sektörlerinden ve ajanslarından başarıları sergiliyor ki bunlardan bazıları şunlardır:
• Finansal ve bankacılık sektörü ve ekonomisi: Maliye ve Ekonomi Bakanlığı, Merkez Bankası ve ticari bankalar, Devlet Sigorta Örgütü ve "Türkmenstandartlary" servisi sergileri.
• Yakıt ve enerji sektörü: Devletin ileri gelişmeleri ve projeleri "Türkmengaz" ve "Türkmennebit" ile "Türkmengeologiýa" şirketini içermektedir.
• İnşaat ve ağır sanayi: İnşaat ve Mimarlık Bakanlığı, Sanayi ve İnşaat Üretim Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, "Türkmenhimiýa" şirketi ve Otomobil Yolları Bakanlığı'nın standları bulunmaktadır.
• Ulaşım ve iletişim: Demiryolu ve karayolu taşımacılığından sorumlu bakanlıklar, İletişim Bakanlığı ile devlet hizmetleri "Türkmenhowaýollary" ile Denizcilik ve Nehir Taşımacılığı bölümlerinde yer almaktadır.
• Tarım-sanayi sektörü: Tarım Bakanlığı, Çevre Koruma Bakanlığı, Su Yönetimi Devlet Komitesi, ayrıca "Türkmenpagta", "Türkmengallaönümleri" ve "Türkmenobahyzmat" şirketleri, gıda endüstrisi, hayvancılık ve kümes hayvancılığı dernekleri ile "Türkmen atlary" derneğinden yeni ürünler ve gelişmeler bulunmaktadır.
Üç günlük programın bir parçası olarak, sergi salonundaki özel bir sunum alanında yeni yatırım projeleri, yerli üretim ürünler ve dijital hizmetlerin sunumları yapılmaktadır.
Sergi 19 Eylül'e kadar açık kalacak ve sonuçların açıklanması ile katılımcılara diploma taklibi ile sona erecek. Fuar, ziyaretçilere ve uzmanlara Türkmenistan'ın ekonomik potansiyeli hakkında kapsamlı bir bakış sunuyor ve iş birliği için uygun bir platform olarak hizmet veriyor.
Türkmenistan Ticaret ve Sanayi Odası'nda Bağımsızlığın 35. yıldönümüne adanmış ülkenin ekonomik başarılarını sergileyen bir serginin açılmasını anlamak adına, Türkmenistan ekonomisine kısa bir göz atalım:
- Türkmenistan, dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerine sahip ilk dört ülkesinden biridir. Ancak ekonomisi, tek bir ürüne (doğal gaz ihracatı) bağımlı olması nedeniyle kırılgan bir yapıya sahiptir.
- Çin Bağımlılığı: Rusya ile yaşanan geçmiş gaz krizlerinin ardından Türkmenistan, gazının çok büyük bir kısmını Çin'e satmaya başlamıştır. Boru hatlarının finansmanı nedeniyle Çin’e olan borçlar, gaz gelirlerinin doğrudan ülkeye girmesini engellemektedir.
- Ekonomik Zorluklar: Ülkede katı devlet kontrolü, ulusal para birimi manat üzerindeki yapay baskılar ve çeşitlendirilemeyen sanayi; gıda kuyruklarına, nakit avans sıkıntılarına ve yüksek işsizliğe yol açmaktadır; bu yüzden ülke halkı ciddi ekonomik sıkıntı çekmekte ve nüfusunun kayda değer kısmı başta Rusya olmak üzere yurt dışına çalışmaya gitmektedir.
- Rusya'nın Baskısı: Geçmişte Türkmen gazını ucuza alıp Avrupa'ya pahalıya satan Rusya, Türkmenistan'ın doğrudan Batı pazarına (örneğin Trans-Hazar Boru Hattı veya Nabucco projeleriyle) açılmasını her zaman engellemeye çalışmıştır. 2009 yılında yaşanan boru hattı patlaması ve ardından gelen fiyat krizleri, Rusya'nın Türkmenistan ekonomisini terbiye etmek için kullandığı birer baskı unsuru olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca Rusya, Türkmenistan'ın Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya gaz swapı yapma girişimlerini yakından izlemekte ve Hazar Denizi'nin hukuki statüsünü veya çevre faktörlerini öne sürerek bu projelere pasif baskı uygulamaktadır.
Bu kısa açıklamadan da anlaşılacağı üzere, sırf tahtını korumak için Müslümanların ortak mülkiyeti olan ülke servetlerini, gerek Rusya gerek Çin gerekse başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelere peşkeş çeken bir ülkenin ekonomik başarılardan bahsetmesi ve bunun için sergiler düzenlemesi abesle iştigaldir.
Başta doğalgaz olmak üzere ülkenin servetlerini sömürgeci kafirlerin çıkarları için heba etmek, Allah’a, Rasulü’ne ve müminlere bir ihanettir. Bu yüzden Türkmenistan halkı da dahil tüm Müslümanların, başta ekonomi olmak üzere tüm alanlarda öncü bir konuma gelmek için kendisiyle korunacakları ve arkasında savaşacakları bir başa sahip olmalarının zamanı gelmiştir. Zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا الْإِمَامُ جُنَّةٌ يُقَاتَلُ مِنْ وَرَائِهِ وَيُتَّقَى بِهِ “İmam bir kalkandır, onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur.” O halde Müslümanlar, bir İmamı nasbetmek ve ona biat etmek için acele etsinler ki kurtuluşa erip başarıya ulaşabilsinler; böylece de dünya, Müslümanların gölgesinde huzur bulsun.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ramazan Ebu Furkan



