Pazar, 15 Rebiu’s Sânî 1448 | 2026/09/27
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Haber-Yorum Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler’de: Suriye Ayağa Kalkıyor ve Yahudi Varlığı Sahadaki Emrivakilerini Değiştiriyor!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler’de: Suriye Ayağa Kalkıyor ve Yahudi Varlığı Sahadaki Emrivakilerini Değiştiriyor!

Haber:

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’nin birleştiğini ve ayağa kalkma sürecine başladığını vurgulayarak şöyle dedi: “Geçen yıl Suriye’nin geri döndüğünü söylemiştim; bugün ise Suriye’nin yeniden ayağa kalktığını söylüyorum.”Yahudi varlığının ihlallerini bir sapkınlık olarak nitelendirerek, Aralık 2024’ten bu yana yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı, 1200’den fazla sınır ihlali ve askeri sızma ve Suriyelilere yönelik yaklaşık 300 tutuklamanın olduğuna işaret etti.Ülkesinin 1974 tarihli anlaşmaya bağlı olduğunu açıklayarak, işgal güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihli sınırlara çekilmesini talep etti. (El Cezire, 23 Eylül 2026)

Yorum:

Suriye ayağa kalkıyor! Umudu ateşleyen ve coşkuyu uyandıran bir söz. Peki bu nasıl bir ayağa kalkıştır ki; Suriye toprakları Yahudi güçlerinin beş yüz hava saldırısına ve bin iki yüz sınır ihlaline tanık oluyorken konuşmacının ise 1974 tarihli anlaşmayı hatırlatmaktan başka bir cevabı yok?!

Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler kürsüsünde, Yahudi varlığının saldırılarını bir sapkınlık olarak nitelendirdi!Lügatte sapkınlık, kuralın dışına çıkma anlamına gelmektedir.Ancak Yahudilerin İslam ümmetine yönelik saldırıları bir sapkınlık ya da bir istisna değil; aksine değişmeyen sabit bir politika ve sarsılmaz bir inançtır. Eşyaları isimleri dışında adlandırmak diplomasi değildir; aksine saldırgana hizmet eden bir çarpıtmadır.

Bu nitelendirmeden daha tehlikeli olan ise önerilen çözümdür! Zira Ahmed Şara, geri çekilme talebinin referansı olarak 1974 Anlaşmasına bağlı kalacağını ilan etmiştir.İşte asıl ikilim de burada yatmaktadır; zira bu anlaşma, bölgedeki Yahudi varlığına meşruiyet kazandıran ve onun sınırlarını onaylayan anlaşmanın ta kendisidir.Öyleyse özünde haktan feragat etmek olan bir şeyle hak nasıl geri kazanılabilir ki?!Bizzat bu anlaşmanın kendisinin orada kalmasına imkan veren birinden, nasıl 1974 sınırlarına çekilmesi talep edilebilir ki?!

Aynı Birleşmiş Milletler salonunda, 1947 yılında Filistin’in bölünmesine ilişkin karar alınmış ve onun koridorlarında da, Filistin’in kurtuluşunu on yıllarca erteleyen kararlar formüle edilmiştir.Çünkü bu örgüt bir adalet mahkemesi değil, aksine sömürgeci devletlerin iradelerini hukuk diliyle ifade ettikleri bir kürsüdür! Dolayısıyla umut onun üzerine inşa edilip çözüm ona bağlandığında, savaş başlamadan önce yenilgi başlar.

Evet, Suriye, yıllarca süren öldürme ve yerinden edilmenin ardından gerçek bir ayağa kalkmayı hak ediyor.Ancak ayağa kalkma, düşmanların referansları üzerine inşa edilmez, onların minberlerinden ilan edilmez ve onların diliyle formüle edilmez. Gerçek bir ayağa kalkma, Suriye’nin tüm bağımlılıklardan kurtulup, sadece güç dilinden anlayan işgalcinin karşısında tek başına durmak yerine, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sancağı altında birleşmekle başlar.Golan, New York’taki bir konuşmayla geri dönmeyeceği gibi Aralık sınırları da, imzalandığı günden beri taraflarını zayıflatan bir antlaşma hatırlatılarak da pekiştirilmeyecektir.

وَأَعِدُّوا لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını ve sizin düşmanınızıkorkutursunuz.” [Enfal 60]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Muhammed Nasır

 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER