- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Özbekistan'daki Stratejik Madenler: Çin ile Japonya Arasındaki Rekabetin Bir Sahası mı?
Haber:
18 Eylül'de Tokyo'da Özbekistan ve Japonya dışişleri bakanları arasında ikinci bir stratejik diyalog gerçekleştirildi ve görüşmede, kritik madenler, yapay zekâ ve Kafkasya üzerinden (Hazar Denizi üzerinden) ulaşım koridoru alanlarındaki iş birliği konuları ele alındı.Ayrıca 2027-2028 yılları için iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasındaki iş birliği programı da imzalandı.
Bundan bir gün önce de Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov, Japon “JOGMEC” Kurumu Başkanı ile bir araya geldi ve iki taraf, arama, madencilik ve kritik madenlerin işlenmesi konularını görüştüler.
Yorum:
Bu olaylar, sıradan ticari ve ekonomik iş birliğinden çok daha geniş kapsamlı bir süreci ortaya koymaktadır. Zira kritik mineral hammaddeler, modern elektronik, bataryalar, enerji, ileri teknoloji ve diğer stratejik sektörlerin temel hammaddeleridir.İlginç olan şu ki Çin de bu alanda Özbekistan ile iş birliğini güçlendirmeye çalışmaktadır. Dolayısıyla asıl mesele, Özbekistan'ın sahip olduğu maden rezervlerinin büyüklüğünde değil; aksine onları kimin çıkardığında, kimin işlediğinde, teknolojinin kime ait olduğunda ve katma değerin nerede kaldığında yatmaktadır.
Japonya'nın Özbekistan'daki stratejik madenlere olan ilgisi, Çin'in varlığıyla bir ölçüde rekabet edebilir.Ayrıca onun Hazar Denizi üzerinden geçen ulaşım koridoruna olan ilgisi, hammaddelerin Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye üzerinden dış pazarlara ihraç edilme fırsatını artırmaktadır. Bununla birlikte, şu ana kadar bunu, "Japonya'nın Özbekistan'daki kritik mineraller konusunda Çin için ciddi bir rakip hâline geldiği" şeklinde yorumlamayı gerektirecek bir kanıt bulunmamaktadır.
Özbekistan'a gelince; temel sorun tamamen farklıdır: Stratejik maden kaynakları dış güçler arasındaki rekabetin bir aracına mı dönüşecek, yoksa halkın sanayisi ve teknolojisi ile ekonomik bağımsızlığının yararına mı kullanılacak?
İslam'da, ümmete genel fayda sağlayan doğal kaynakların hiçbir şekilde dar ve özel çıkarlara dönüştürülmesi caiz değildir; aksine bunların kamu maslahatı temelinde yönetilmesi gerekir; zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: الْمُسْلِمُونَ شُرَكَاءُ فِي ثَلَاثَةٍ: فِي الْمَاءِ وَالْكَلَإِ وَالنَّارِ “Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar: Suda, merada ve ateşte.”
Bu hadis, toplumun yaşamı için gerekli olan servetlerin kamu mülkiyeti olduğunu göstermektedir.Bu nedenle stratejik madenlerin yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesi yeterli değildir. Zira ham madde Özbekistan’dan çıkarılırken, rafinaj, teknoloji, yüksek katma değer ve nihai ürün diğer ülkelerin elinde kalırsa, ekonomik üstünlük de yine o ülkelerde kalmaya devam edecektir.
Buna göre halkın çıkarına dayalı alternatif yol, Batılı yatırımcıların veya rejimin çıkarlarına göre değil, kaynakları ülke içinde üretmek ve işlemek, yerli sanayi ve teknolojiyi geliştirmek, kadroları ve uzmanlıkları hazırlamak ve stratejik sektörleri İslam’ın hükümlerine göre yönetmektir.
Bu nedenle meseleye, Çin mi yoksa Japonya mı gibi sınırlı bir bakış açısıyla yaklaşılmamalıdır.Aksine şu doğru soruyu sormak gerekir: Özbekistan’daki yeraltı zenginliklerinin mülkiyeti kime aittir ve bunların kimin geleceği için kullanılması gerekir?
İslami yönetim açısından devletin, ümmetin kamuya ait servetlerini gözetip koruması, bunları adaletle dağıtması ve nesillerin haklarını ve ümmetin maslahatını gözeterek yönetmesi gerekir. Zira ülkenin doğal kaynakları, Özbekistan rejiminin başındakilerin miras yoluyla sahip oldukları bir mülk değil, aksine Allah’ın yeryüzünde İslam ümmeti için yarattığı zenginliklerdir. Bu nedenle onların yerinde ve hak sahiplerinin ihtiyaçlarına göre harcanması gerekir. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّ اللهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ إِنَّ اللهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِهِ إِنَّ اللهَ كَانَ سَمِيعاً بَصِيراً “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.” [Nisa 58]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
İslam Ebu Halil - Özbekistan



