Perşembe, 08 Şevval 1447 | 2026/03/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Hak Sözün Silahı Çağın Canilerini Korkuttuğunda

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Hak Sözün Silahı Çağın Canilerini Korkuttuğunda

Haber:

Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, federal hükümetin nefret söylemi ve şiddete tahrikle mücadeleye ilişkin yeni yasalara dayanarak, Hizb-ut Tahrir örgütünün yasaklanması için resmi prosedürleri başlattığını açıkladı (SBS Arabic)

Yorum:

Hizb-ut Tahrir, Âlim Şeyh Takiyyuddîn en-Nebhani Rahimehullah tarafından kurulduğundan bu yana sadece hak söz silahını benimsemiş, sahih İslami bilinci yaymış ve İslam ile küfür arasındaki çatışmanın hakikatini ortaya koymuştur. Hiçbir zaman maddi bir eyleme başvurmamış, hiçbir şiddet biçimini benimsememiş; aksine Mekke’de Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, Medine’de İslam Devleti’ni kuruncaya kadar fikri çatışma ve siyasi mücadele şeklinde çizdiği metotla çalışan fikrî ve siyasi bir partidir.

Madem ki onlarca yıldır durum budur; o halde bu kâfir ülkeleri partiyi yasaklamaya ve ona mensup olanları, on beş yıla varan hapis cezalarıyla suçlamaya iten şey nedir?! Bu, sahip olmadığı maddi silahtan olan bir korku değildir; aksine taşımış olduğu fikre karşı duyulan derin bir korkudur; bu fikir ise ümmetin onurunu geri kazandıracak, içinde Allah’ın hükmünü tesis edecek ve kâfirlerin çıkarlarını gözeten sömürgeci kapitalist sistemin egemenliğine son verecek olan Raşidi Hilafet fikridir. Zira sömürgeci kapitalist sistem, partinin davetinin doğruluğunun ve metodunda sebatının, dini hayattan ayıran ve ümmeti parçalanmış ve köleleştirilmiş bir halde tutan laik sistemin temellerini tehdit ettiğini fark etmektedir.

Bu korku yeni değildir; aksine Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in zamanından beri kâfirler arasında süregelen bir sünnettir. Zira Sallallahu Aleyhi ve Sellem onları bir tek olan Allah’ı birlemeye davet etmişti fakat onlar koltuklarından ve putlarından korktukları için karşı çıkmışlar, O’na karşı komplo kurmuşlar, O ve beraberindekiler eziyet görüp işkenceye uğramışlar ve yerlerinden edilmişlerdi. Aynı şekilde asrın zındıkları da zayıf tahtlarından korkuyorlar; bu yüzden haktan yüz çeviriyorlar, şeytanla dostluk kuruyorlar ve iman ehlini gözetleyip duruyorlar. يُرِيدُونَ أَن يُطْفِؤُواْ نُورَ اللّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللّهُ إِلاَّ أَن يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.” [Tevbe 32]

Ama karanlık ne kadar yoğun olursa olsun sabahın şafağı mutlaka doğacaktır; tıpkı selef-i salihin şöyle dediği gibi: “Ey kriz/sıkıntı! Şiddetlen ki (sonunda) feraha çıkasın/çözülesin.” Dolayısıyla Allah’ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir: وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55]

O halde naim cenneti için çalışan kişinin, kendini kurtuluşun zamanını düşünerek meşgul etmemelidir; zira kurtuluş, başlarımızın üzerinde asılı durmakta ve varlığın yaratıcısının emrini beklemektedir; aksine kişi, bu Rabbani vaadi gerçekleştirmek için ciddi bir şekilde çalışmakla meşgul olmalıdır; zira Allah'a kalb-i selim ile gelenler dışında malın ve avladın bir fayda vermediği o gün, bundan dolayı sorguya çekilecektir.

Yeryüzünde Allah’ın hükmünü ikame etmeye davet sancağını taşıyan seçkin bir azınlığın arasında olmak büyük bir onurdur. وَفِي ذَلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَ “Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar!” [Mutaffifîn 26]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Hatice Salih

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER