- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
On Yıllık Sloganlar… Tavırlar Söylemin Hakikatini Ortaya Çıkardığında!
Haber:
Husilerin, batı kıyısının bazı bölgelerini ve Bab el-Mandeb Boğazı’na bakan stratejik mevzileri ele geçirmesinin ardından Reuters ajansı 16 Eylül 2026 tarihinde, ABD'li yetkililerin Umman Sultanlığı'nın Maskat kentinde Husi grubunun temsilcileriyle bir araya geldiğini ve görüşmede bölgedeki durumla ilgili bir dizi dosyaların ele alındığını bildirdi.(Reuters, 16/9/2026)
Yorum:
Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَمِنَ النَّاسِ مَن يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللَّهَ عَلَى مَا فِي قَلْبِهِ وَهُوَ أَلَدُّ الْخِصَامِ * وَإِذَا تَوَلَّى سَعَى فِي الْأَرْضِ لِيُفْسِدَ فِيهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ “Kimi insan var ki, dünya hayatı ile ilgili konuşması hoşunuza gider ve en amansız düşman olduğu halde kalbindeki duyguların samimi olduğuna Allah’ı şahit gösterir. İş başına geçince yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli mahvetmeye çalışır. Oysa Allah kargaşa ve bozgunculuk çıkarmayı kesinlikle sevmez.” [Bakara 204-205]
Husi grubunun “Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm” sloganı altında ve yabancı nüfuzla mücadele etme ve ülkeyi sömürgecilikten kurtarma bahanesiyle liderlik ettiği savaşın gölgesinde, on yıl boyunca canlar kaybedildi ve Yemen’e büyük zararlar verildi.Bu örgütün, savaşını İslam’a yardım etme ve kendi deyimiyle büyük şeytan (Amerika) ile mücadele sloganlarıyla meşrulaştırdığı ve Husi örgütünün terörist örgüt olarak nitelendirildiği bir zamanda, iki tarafın da çıkarlar ve siyasi dosyalar üzerine müzakere etmek için aynı masaya oturduklarını görmekteyiz!
Bu görüşmeyi ele alan raporların, Husilerin ABD gemilerini ve Yahudi varlığını hedef almayacağına dair taahhütlerden bahsetmesi dikkat çekicidir.İşte burada şu soru öne çıkmaktadır: Pratik sınama anı geldiğinde, “Amerika’ya ölüm” ve “İsrail’e ölüm” sloganları nereye gitti?!
Bu grup, Amerikan karşıtı sloganlar atıp kendini İslam yolunda savaşa giren bir grup olarak sunduğu halde Amerika ile müzakerelere girip taahhütlerde bulunuyorsa, o halde bu savaşı tetikleyen hedefler gerçekten İslam için mi, yoksa otorite, nüfuz ve hakimiyet için bir çatışma mıdır?
Buradan da açığa çıktığı üzere, sloganlar tek başına bu yönelimin samimiyetini kanıtlamak için yeterli değildir; aksine bu yönelimlerin hakikatini ortaya çıkaran şey pratik tavırlardır. Dolayısıyla İslam ve kutsallar meselesi, ihtiyaç duyulduğunda atılan, ancak çıkar dengeleri ve siyasi baskılar değiştiğinde terk edilen sloganlardan ibaret değildir.
İslam’a ve kutsallara yardım etmenin doğru yolu, uluslararası güçlerin projelerinin rehinesi olmak ya da büyük devletlerin şemsiyesi altında yürümek değildir; aksine bu bağımlılıktan çıkmak ve İslam akidesine dayalı bir devleti, yani Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurmaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Fuad Sabri – Yemen



